Değerli Okurum

Kanserin ölümü 

 

 Kanserin ölümü 

 Buğday çimi ekin buğday şırası için Kanseri   engelleyen besinlerin başında
 atalarımızın Orta Asya`da içtikleri buğday şırası geliyor.  Klasik tedavi yöntemlerini reddeden tüm
 doktorların  ortak iddiası, buğday   çimi yenilmesi ve buğday şırası içilmesi
 Pakistan`daki Hunzakut    Prensliği`nde kanserden ölüm yok.  Hunzakutlular,
 acıbadem ve kayısı  çekirdeğini yiyorlar ve kansere yakalanmıyorlar.
 Türkiye`de de acıbadem ve kayısı tüketilen   bölgelerde kanser vakalarının
 azlığı dikkat çekiyor

 Önemli olan bağışıklık sisteminin   güçlendirilmesidir.Bağışıklık sistemini
 güçlendirmek çok da zor bir şey değildir.  Buğday müthiş bir kanser ilacıdır.
 Buğday şırası kanseri önler ve bu önemli bir   bitkisel   tedavi aracıdır.
 Buğday çimi, bol klorofil maddesi dışında 100   kadar   vitamin, mineral ve
 besin maddesi içerir. Taze olarak kullanılan buğday çiminde, aynı  ağırlıktaki portakaldan 60 kez daha fazla C  vitamini ve   aynı   ağırlıktaki ıspanaktan 8 kat fazla demir   bulunmaktadır. Buğdayın bir başka
 özelliği ise kandaki toksinleri nötralize eden   maddeler   içermesidir.

Sıvı oksijenle dopdolu olan buğday çimi doğanın  en   güçlü anti kanseri olan   `laetril`içermektedir. Izgara etler ve füme   besinlerin kanserojen maddeler   taşıdığı kanıtlanmıştır. Japon ! bilim   adamı
Nagivara, taze buğday çiminde   bu maddeyi etkisiz hale getiren enzimler ve amino   asitler   bulmuştur.

Evde üretemeyenlere tavsiyemiz ise   buğday   şırası üretmeleri....
Buğday şırasını herkes yapabilir mi?   Evet elbette mutlaka üretilebilir.
Bir  bardak aşurelik buğday, önce tertemiz yıkanarak   bir  litrelik cam kavanoza   konur.  Üzerine 3 bardak su klorlu olmamak şartıyla ilave  edilir. Kavanozun ağzı bir   tülbentle kapatılarak serin bir yerde 24 saat  bekletilir.  Bu ilk su  kullanılmaz, dökülür. Kavanoza yeniden 3 bardak  su   ilave edilir.
24 saat ekletildikten sonra oluşan yarı gazozlu su   içilmek üzere bir kaba   aktarılır. Böylece bir bardak aşurelik buğdaydan  kış  aylarında günde 5 kez, yazın ise günde 3 kez şıra alınır. Buğday  şırasının lezzeti bazılarına itici   gelebilir. O takdir! de her şıra bardağına bir C   vitamini tableti eklenirse,  nefis bir içecek ortaya çıkar.

 

Az önce sözünü ettiğimiz `laetril`  buğday  çiminden başka nelerde bulunur?  Çünkü anlaşılıyor ki, laetril`  kanserin   tedavisinde en etkin   maddelerden biri... Elmanın çekirdeğini de yiyin

 Türkiye`de en kolay laetrile   ulaşabileceğimiz yer acı badem ve   kayısı çekirdeğidir. Ayrıca elma çekirdeğinde   de  vardır. Elmanınçekirdeği   yenilirse çok da iyi olur. Amerika`daki ilaç   sanayinin maşaları bu `laetril`  adlı ilacı yasaklatmayı başarmışlardır ama   Meksika`da satılan `laetril` bu  ülkeden alınıp kaçak olarak ABD`ye   sokulmaktadır.   Laetril, vitaminve    minerallerle verildiğinde çok daha iyi sonuçlar  alınmaktadır. `Kanserin Ölümü` adlı kitabında Manner,  bu  madde ile yüzde 90 başarı  kazandığını söylemişti.   Acıbadem ve kayısı çekirdeği de laetril  içeriyor  öyle mi? - Evet öyle. Türkiye`de acıbadem ve kayısı   çekirdeğinin sıkça  tüketildiği yerlerde resmi bir istatistik yok ama
kanser   vakalarının   azolduğuna inanılıyor. Resmi istatistik yapılan   bir  ülke var...

Pakistan`a komşu küçük bir prenslik olan  Hunzakut`ta şimdiye kadar hiç   kanser olayına rastlanmadı.
Hanzakut`un özelliği temel besinleri kayısı ve   kayısı çekirdeği... Faydasız tedavilerin yerine HYDRAZINE SULPHATE    Dünyada bugün kullanılmakta olan kemoterapi ve   radyoterapi bağışıklık
sistemini bozduğunu iddia ediyorsunuz .

Alternatif tedavilerin bir sıralamasını yapsak en  öne  hangisini koyarsınız  Önceliği bağışıklık sistemini güçlendiren tedavilere veririm, daha sonra  biyolojik tedaviler ve bitkisel tedaviler gelir.
 Bağışıklık sistemi   konusunda Alman doktor Issel`in tüm beden   tedavisi   bugün bu ülkedeki 60/70
 klinikte başarı ile uygulanmaktadır.

Başarılı bir yöntem: Tüm beden tedavisi

Tüm beden tedavisi nedir?
Joseph Issel de bizim gibi kanseri lokal bir  hastalık   olarak değil, tüm   vücudu ilgilendiren sistemik bir hastalık olarak  ele   alılyordu. Onagöre   vücutta sürekli olarak kanser hücreleri ürüyor   fakat sağlıklı bir bağışıklık  sistemi bu hücreleri hemen tahrip ediyor.

Issel`in bir diğer tedavi yöntemi  de, ayda bir olmak üzere, özel olarak muamele   görmüş  birkolibasil şısı olan   Pyrifer ile ateş şoku tedavisi idi. Bu yöntemle  hastadan bir miktar kan alınıyor, bunu ozon oksijen  birleşim ile  karıştırarak yeniden hastanın damarından enjekte  ediyordu. Binlercekanser
hastası bu yöntemle iyileşmişti.

 Eski Sovyetler`de,şimdiki Rusya`da halen kullanılıyor.

 Dr. Serap KIRMIZI
 Uludag University
 Faculty of Science and Arts

 

 



   Ziyaretçiler  - Online: 18    |   Bugün: 140    |  Toplam: 48874



















Copyright © 2010 by onureczanesi.net
Restored by İnforce Bilişim Teknolojileri