Değerli Okurum

KOLESTEROL OYUNLARI 

KOLESTEROL GERÇEKTEN ZARARLIMI?


     260 Kolesterol iyidir ile başladık.İlaç satışları düştükçe, sağlıklı yaşam için gerekli kolesterolmiktarı da düşürüle, düşürüle 120 ye indi.Baktılar bu da satışlarıarttırmaz oldu, Şimdi diyorlar ki; Statinler (Kolesterol ilaçları)Alzaimer`i önlüyor.  Oysa bu konuda tek bir araştırma yok.
      Unutmayın metabolizma erkeklik hormonunu kolesterolden yapar - Prof.Dr. Cankat Tolunay (05.05.2008 ATV Muhabir programı) Statinler tüm vücudu koruyor. Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU (28.09.2005 Hürriyet) Kolesterol İcat edilmiş bir hastalıktır - Shane Ellison
       Kolesterolümüzün yükselmesinden çok korkuyoruz. Çünkü diyetisyenler ve hekimler, basın-yayın organlarında, kolesterolün kalp ve damar hastalıklarına neden olduğu yönünde hemen her gün bizi uyarıyor. Ancaksesleri diğerlerinin arasında kaybolsa da aksini iddia eden uzmanlarda var. Yüksek kolesterolün, söylendiği gibi sağlığımız için tehlike oluşturmadığını söylüyor, hatta kandırıldığımızı iddia ediyorlar.
      Geçtiğimiz günlerde `Bir Masalmış Kolesterol` adlı kitabı Türkçede  yayımlanan Shane Allison, aslında bir hastalık tanımlandıktan sonra onunla ilgili bir ilacın yapılması gerektiğini belirtiyor ve şöyle diyor:
       `Kırmızı pirinç mayası denen mantarın, kolesterol düşürücü etkisi  olduğu keşfedilince ilaç endüstrisi sırf ilacı satmak için insanlarıyüksek kolesterolün bir hastalık olduğuna inandırdı. Önce ilacı yaptılar, sonra hastalığı icat ettiler.` Benzer görüşleri Türkiye`de dillendirenler de var. Prof. Dr. Ahmet Aydın ve biyolog Mevlüt Durmuş bunlardan ikisi. Bu üç uzmanla kolesterol üzerine yaptığımız röportaj,hiç duymadığınız bilgi ve yorumları içeriyor.
    Kolesterolümüzün, uzmanların yaşımıza ve cinsiyetimize göre  belirlediği değerlerin üzerine çıkmasından fena halde korkuyoruz.Çünkü yüksek kolesterolün damar tıkanıklıklarına ve kalp
rahatsızlıklarına sebep olduğu yönünde, yayın organlarında hemen her  gün bir uzman uyarısı ile karşılaşıyoruz. Sesleri, kolesterolü yükseltecek gıdalardan şiddetle kaçınmamız gerektiğini söyleyenler  kadar çıkmıyor; ancak aksini iddia eden uzmanların sayısı da hızla
artıyor.
      Kolesterolün yüksek olmasının sağlık için bir tehlike oluşturmadığını, hatta ticarileşen tıbbın, ilaç tüketimi için icat  ettiği bir hastalık olduğunu söylüyorlar. Kitaplar yazıp, sanal
ortamda seslerini yükseltiyorlar. Geçtiğimiz günlerde Hayy Kitap`ın `acil serisi` dizisinden çıkan `Bir Masalmış Kolesterol` adlı kitabı  buna bir örnek. Kitapta, yükselecek diye ödümüzün koptuğu kolesterol   ile ilgili ilginç iddialar öne sürüyor, organik kimya uzmanı Shane  Ellison. Kitabın yayınını fırsat bilerek, sentetik tıbbı terk edip  bağımsız bir araştırmacı olarak çalışan Shane Ellison ile bir söyleşi  yaptık, kendisinden pratik öneriler aldık.    
 
      Kolesterol ile yaygın  kanıların aksine tezleri ile bilinen Prof. Dr. Ahmet Aydın`a ve
biyolog Mevlüt Durmuş`a mikrofonumuzu tuttuk. İşte kolesterol ile ilgili pek sık yamayacağınız türden açıklamalar...Senelerdir kolesterol ile ilgili olarak kandırıldığımızı yazıyorsunuz.
Peki, bu `kandırmaca` neden?
     Çünkü sadece karlarını düşünüyorlar. `Bir Masalmış Kolesterol` kitabımda gösterdiğim gibi, sağlık mafyası hem toplumu hem de doktorları kandırmak için istatistik cambazlığı yapıyor. Kendi  yazdıkları -veya yazdırdıkları- yazılar uzmanlar tarafından yazılmış
gibi gösteriliyor.  Her iki taktik de kolesterol düşürücü ilaçlar ve  kalp hastalığı hakkındaki gerçekleri gizliyor. Kitabımdaki gibi  gerçeklerle karşılaşıldığında, ilaçlar olmadan da kalp hastalığından korunabileceğimizi görüyoruz.
     Doktorların `kötü` dediği LDL-kolesterolün kötü olmadığını  söylüyorsunuz. Kolesterol ve LDL-kolesterol nedir? 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 Kolesterol vücutta en bol bulunan steroid moleküllerden biridir.
Birkaç görevi vardır. Hücre zarını bir arada tutar. Miyelin kılıfını
oluşturan parçalardan biri olarak beynin çalışmasına yardımcı olur.
Bizi viral ve bakteriyel enfeksiyonlardan korur. Hormon seviyemizi
düzenler. Tüm bu görevleri yerine getirebilmek için kolesterol 100.000
mil uzunluğundaki arterler boyunca `lipoproteinler` tarafından
taşınmalıdır. En önemli lipoproteinlerden biri de
düşük-yoğunluklu-lipoprotein (LDL)`dir. Temel görevi ihtiyaç
duyduğumuz kolesterolü vücudun çeşitli parçalarına dağıtmaktır.
LDL-kolesterol olmasaydı ölürdük. Kitabımda da gösterdiğim gibi,
LDL-kolesterol düştüğünde sağlığımız da çöküyor; fikir liderleri bize
ne söylüyorlarsa tam tersi!
 Peki, dediğiniz gibi kolesterol bu kadar faydalı bir molekülse,
neden uzmanlardan aksini duyuyoruz?
 Çünkü ilaç endüstrisinin kolesterolü düşürecek bir ilacı var.
Kolesterol düşürücü ilaçların ortaya çıkmasından itibaren (1970 senesi
civarında), insanların kafasına vura vura `yüksek kolesterol kalp
hastalığına sebep olur` mesajı verilmekte. Aslında bir hastalık
tanımlandıktan sonra onunla ilgili bir ilacın yapılması beklenir.
Fakat bu örnekte bunun tam tersini görüyoruz... Kırmızı pirinç mayası
denilen mantarın, doğal ortamında istilacılarına zehir olarak ürettiği
bir salgının kolesterol düşürücü etkisi olduğu keşfedildi. İlaç
endüstrisi insanlar üzerinde de aynı etkiye sahip olduğunu gördü.
Böylece bunu izole edip kendileri üretmeye başladılar. Artık, ilacı sa
tmaları için yapmaları gereken tek şey insanları kolesterolün
tehlikeli olduğuna, yani yüksek kolesterolün bir hastalık olduğuna
inandırmaktı. Bu mesajı yeteri kadar yaydıklarında insanlar ilaçları
kullanmaya başladı. Önce ilacı yaptılar, sonra hastalığı icat ettiler.
 Kolesterol ilaçlarının etkisiz olduğunu gösteren bir bilimsel kanıt var mı?
 Hem de tonlarca... Statinlerle ilgili yapılmış bilimsel
araştırmalara topluca `kolesterol düşürücü ilaç deneyleri` deniyor.
Kitabımı okuyanlar, bu araştırmalarda, ilaçların faydasının görülmeyip
tehlikelerinin belgelendiğini öğrenecekler. Bu gerçeklerin
doktorlardan ve toplumdan nasıl saklandığını da açıklar.
 Kolesterol dediğiniz gibi suçlu değil de masum ise kalp hastalığına
aslında neler sebep oluyor?
 Hareketsiz bir hayat sürmek, yeteri kadar C vitamini almamak, güneşe
yeteri kadar çıkmamak, çok fazla şeker ve yapay tatlandırıcı yemek
gibi alışkanlıkların tümü kalp hastalığına sebep olabilir. `Bir
Masalmış Kolesterol`, kalp hastalığını önlemek için, ilaç
kullanmaksızın yapabileceğimiz şeyleri de gösteriyor. Kardiyovasküler
sağlığımızı korumak için en önemli şeylerden biri hareketli bir hayat
sürmek. Düzenli ve hafif spor yapmak genel sağlığımızı korumak için
yapabileceğimiz en iyi şey. Hareketsiz kalmak, vücudumuza, ona artık
ihtiyacımız olmadığı mesajını veriyor.
 `Şeker, vücudumuzun bir numaralı düşmanı` diyorsunuz. Gerçekten bu
kadar kötü mü?
 Sükroz, früktoz, yüksek früktozlu mısır şurubu (nişasta bazlı sıvı
şeker) formundaki şekerler ve aspartam, sukraloz gibi yapay
tatlandırıcılar en kötü şeyler arasında. Bunlar vücudumuzda obezite,
diyabet, kalp hastalığı hatta kansere davetiye çıkaran bir ortam
oluşturuyorlar.
 Kalp-damar hastalıklarını önlemede bize yardımcı olacak,
önereceğiniz yiyecekler var mı?
 Kalp hastalığını önlemek için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri
işlenmemiş, rafine edilmemiş, fabrikadan çıkmamış yiyeceklere yönelmek
olmalı. `Yiyecek bir kutudan veya ambalajdan çıkıyorsa uzak durun`
diyorum kısaca. Kalbi korumak için yenebilecek en güzel gıdalar doğal
ortamda otla beslenmiş dana-sığır eti, brokoli, karnabahar, yumurta
(doğal ortamda yaşayan tavuk yumurtası), çilek, ahududu, böğürtlen
gibi meyveler ve ıspanak...
 Yakın zamanda Türkçeye çevrilecek başka bir kitabınızın daha
olduğunu duyduk, öğrenebilir miyiz?
 Health Myths Exposed (Sağlık Efsaneleri İfşa Ediliyor) isimli
kitabım eylülde yine Hayy Kitap tarafından basılacak. Kitabın farklı
bir ismi olabilir, onu şu anda net söyleyemiyorum. Bu türden kitaplar,
yeni bir harekete yol açıyor. Aşırı bir şekilde artmış bulunan
hastalıklardan ve tehlikeli ilaçlardan uzak durmaya çalışan insanlar
var artık. Bu hareket, Türkiye`de de yayıldıkça, reçeteli ilaçlar
olmadan da sağlıklı yaşamaya çalışan insanların sorularına cevap
niteliğinde kitaplar da artacaktır. 45`inden sonra kolesterol zaten
yükselir
 Kolesterolün, yaygın kanının dışında zararlı olmadığı öne sürülüyor,
siz ne diyorsunuz?
 Kolesterolün zararlı olduğu yönündeki yaygın bilginin bir masal
olduğu görüşüne katılıyorum. Şöyle ki: Size bir bardak su getirsem ve
`içindeki bileşenler zararlıdır` desem tepkiniz muhtemelen sıvının ne
olduğunu anlama yönünde olurdu. İçinde ne olabilir, H2O olabilir ya da
hidrojen peroksit H2O2 olabilir ki o da sıvıdır. İlki hayat verir,
ikincisi öldürür. Kolesterol konusunda yapılan saçmalık, verdiğim
örneğe benzer şekilde, bardakta ne olduğu söylenmeden size sıvının
zararlı olduğunun söylenmesidir. Kolesterolün zararlı olduğu yönündeki
yaygın teoride, yöntem yanlış, matematiksel ve mantıksal değil.
 Öyleyse neden bize sürekli kolesterolden kaçınmamız gerektiğini
söyleyen görüş hakim?
 Bu kaçınılmaz. Dünyadaki 8 milyar insanın 45 yaşından sonra en az
yüzde 30 ila 40`ında kolesterol yükselmek zorunda. Eğer kolesterolün
yüksek oluşunu bir hastalık olarak gösterip bunu düşürecek bir
alternatif gösterecek olursanız, sürekli ve muazzam bir para
kazanırsınız. Kardiyologlar ölüm oranları ile kolesterol yüksekliği
arasındaki ilişkiye asla girmezler. Çünkü yaşlılarda kolesterol düzeyi
yükseldikçe ölüm oranı azalır. Yüksek kolesterol zararlı diyen
uzmanların söylediklerinin tam tersi bir durum yani.
 Kolesterolün düşük tutulması gerektiği yönündeki yaygın kanıya siz
neden katılmıyorsunuz?
 Organizmada bazı moleküller yükseliyorsa bu, bir hastalıkla
ilişkilidir. Mesela bir enfeksiyonda kandaki lökosit sayınız artar,
ateşiniz yükselir. Doktor size `Kandaki lökosit sayınız sizi hasta
etti` demez, `Hastalığınızdan dolayı lökosit sayınız arttı` der.
Enfeksiyona neden olan bakteriyi verdiği ilaçla öldürür ve lökosit
sayısı normale iner. Aynı mantık kolesterol için de geçerlidir.
Kolesterolün yüksekliğini hiçbir hastalıkla ilişkilendiremediler. Bu
yüzden de doğrudan kolesterolü hedef aldılar. İlaç tüketimine dayalı
sistem işliyor
Yaygın bir kanaat var, `kolesterolümüz düşükse sağlıklıyız ve kalp
rahatsızlıkları açısından risk altında değiliz` şeklinde. Siz bunun
doğru olmadığını söylüyorsunuz, neden?
 Bir yığın araştırma var, kolesterolü ortalamadan düşük olanların
başka hastalıklara çok daha fazla yakalandıkları yönünde. Ancak
bunları söylemek size ticari açıdan bir şey kazandırmaz, kaybettirir.
O yüzden ibre daha çok kolesterol karşıtı kampanya yürütenler lehinde
çalışır.
 Tıbbın ticari bir faaliyete dönüştürülmesinden mi kaynaklanıyor bu?
Sanayiciler artık ciddi yatırımlar yapıyorlar. Çünkü çok büyük bir
rant var ortada. 1960`lara 70`lere kadar bu böyle değildi, tıp
safiyane amaçlarla yapılıyordu. 40 yıldır ilaç tüketimine dayalı bir
anlayış ve sistem geliştiriliyor. İlaç sanayii, hastalığı değil,
belirtilerini yok edecek ilaçlara yöneldi. Mesela başınız ağrıyorsa
onun gerçek nedenini bilmeyi değil, ağrısını dindiren ilaçlar vermeyi
öneriyor tıp. Sebebi bilinip tedavi edilecekken migrenin 50 bin çeşidi
üretilir, bunların yüzlerce ilacı çıkar. Hastalar bu ilaçları
kullanır, ağrıları yıllarca devam eder. İşte ilaç sanayiinin de
aradığı budur. Kolesterol ilacı da kullanmak tam bir abonelik
sistemidir, 40 yıl kullanırsınız.
 Kolesterolün düşürülmesinde kullanılan `statin`lerin zararlı olduğu
iddiasına ne diyorsunuz?
 Mesela vücudunuzda enerji santralı olan bir madde vardır ve bunu bu
ilaçlar tahrip eder. Bu ilaçları kullananlar zaten halsizlikten
şikayet ederler. Bütünüyle emin değiliz, ama teorik olarak
baktığımızda kansere de sebep olma ihtimali var. Diyorlar ki `madem
öyle ispat edin`. Asıl siz bu ilacın zararsız olduğunu ispat etmek
durumundasınız. Ve bunu ispat etmek için trilyonlar harcamanız
gerekir. Karı olmadığı için de hiçbir firma böyle bir masrafı
karşılamaz. İşin kötüsü, devletlerin desteklediği, bağımsız
araştırmalar yapan kurumlar kalmadı. Araştırmaların yüzde 90`ı ilaç
firmaları tarafından yapılıyor ve tedaviye, önlemeye yönelik değil.
 Kolesterolümüzü düşük tutarak, birtakım risklerden uzak kalmıyor muyuz?
 Vücutta mikropsuz bir iltihap vardır. Vücut bunu kolesterol ile
tamir etmeye çalıştığı için kolesterol oranını yükseltir. Kolesterol
bir tamir materyalidir orada. Bu, bir yangın mahallindeki itfaiyeyi
görünce `itfaiye yangın çıkarıyor` demenize benzer. Çünkü bundan büyük
paralar kazanılıyor. Tıpta bu kadar ilerleme ve kolesterollü gıdaların
tüketiminde büyük bir azalma varken neden koroner kalp
rahatsızlıklarında muazzam bir artış var?


   Ziyaretçiler  - Online: 12    |   Bugün: 140    |  Toplam: 48874



















Copyright © 2010 by onureczanesi.net
Restored by İnforce Bilişim Teknolojileri